drsevilayzorlu@gmail.com
TEL : 0242 316 98 99
Cetad Antalya Bölge Temsilcisi
depresyon
DEPRESYONDA İNSAN NELERİ YAPMAZ? DEPRESYONDAKİ KİŞİNİN EKSİK KALAN YÖNLERİ NELERDİR?

Depresyon insanın yaÅŸamından güzellikleri ve keyifleri alıp götüren bir hastalıktır. Depresyondaki kiÅŸi kayıpları ile, karamsarlığı ile uÄŸraşırken yaÅŸamının geri kalanını da kaybeder. GeçmiÅŸte yaÅŸadıklarına duyduÄŸu öfke ile yaÅŸadığı anı ve geleceÄŸini de yıkar. Depresyondaki kiÅŸi normalde bir insanın yaptıklarını yapamamaya baÅŸlar. Yapamamazlıklar depresyonu iyice derinleÅŸtirir. AÅŸağıdaki yazıda depresyondaki insanın neleri yapamadığına ve bu durumların çeÅŸitli özelliklerine deÄŸineceÄŸim. Depresyonda olan kiÅŸiler bunları fark edemezler, bu nedenle bunları fark etmelerinde onlara destek olmak gerekir. Depresif yakınmaları kısa süre önce deÄŸil de yıllar önce baÅŸlayan ve depresif özelliklerin karakterin bir parçası haline geldiÄŸi depresif kiÅŸilikler, neleri yapamadıklarına dair bir içgörüye sahip olabilirlerse zamanla bu içgörü, deÄŸiÅŸimi ve iyileÅŸmeyi de getirebilir.

AraÅŸtırmacılar son yıllarda, olumsuz duyguların yanında mutluluk ve neÅŸe gibi olumlu duygular üzerine de araÅŸtırmalar yapmaktadırlar. NeÅŸeli ve mutlu insanlar ile neÅŸesiz ve mutsuz insanlar arasındaki farkları tahmin etmek zor deÄŸildir. AraÅŸtırmalar neÅŸeli ve mutlu insanların biliÅŸsel esnekliÄŸinin daha fazla olduÄŸunu, sorun çözme yeteneklerinin güçlendiÄŸini göstermektedir. Mutlu insanlar, hafızalarını daha iyi örgütleyebilirler ve bütünleÅŸtirebilirler, araÅŸtırmalar onların daha verimli düÅŸündüklerini ve daha iyi plan yaptıklarını, daha iÅŸe yarar yargılamalarda bulunduklarını ortaya çıkarmıştır. MutluluÄŸun, sosyal iÅŸlevselliÄŸi ve sosyal sorumlulukları arttırdığı, sosyal yaÅŸama katkıda bulunan, cömertlik, yardımseverlik gibi yönleri ön plana çıkardığı görülmüÅŸtür. NeÅŸenin ve mutluluÄŸun ardından, olumsuz duygulanımların yarattığı gerginlik ortadan kalkmakta ve keyifli bir sakinlik ortaya çıkmaktadır.

Depresyonda ise mutluluk ve neÅŸe ortadan kalkar. YaÅŸama ve insanlara ilgi yok olur. YaÅŸamın keyfi gitmiÅŸtir. Yerine üzüntü, karamsarlık ve olumsuzluk gelmiÅŸtir. Enerji ve heyecan yerini uykuya ve yorgunluÄŸa bırakmıştır.

Depresyon yaÅŸayan kiÅŸilerin geçmiÅŸinde kiÅŸiye ağır ve örseleyici gelen, yaÅŸamını karartan olaylara sık rastlanır. Bu olaylar kiÅŸinin ruhsal enerjisini öyle bir tüketir ki ya da kiÅŸinin çevreden alması gereken ruhsal beslenmeyi öyle bir engeller ki kiÅŸi gelecekteki yaÅŸamında bu ruhsal enerjiyi yeniden biriktiremez. Bazen çevresinden beklediÄŸi desteÄŸi zamanında ve istediÄŸi gibi alamamanın verdiÄŸi öfke ile çevresine, iliÅŸkilerine saldırır. Affedemez, hoÅŸ göremez, öfkesini yenemez. Bunların ardından yenilenerek yaÅŸamını sürdüremez.

Depresyondaki kiÅŸi, yaÅŸadıklarını, hissettiklerini, zorluklarını anlayacak insanları çevresinde bulamamaktan yakınır, yoÄŸun bir yalnızlık hisseder. Buna en çok maruz kalanlar çocuklardır. Ailede sorunlar yaÅŸandığında çocuklar ihmal edilebilmekte, çocuklar yaÅŸadıkları sıkıntıları paylaÅŸmakta zorluk çekebilmektedirler. Çocuklukta böyle bir durumla karşılaÅŸmak, anlaşılmadığını hissetmek, gelecekte depresyonun ya da baÅŸka bir psikiyatrik sorunun geliÅŸmesinde önemli bir risk faktörüdür. Bu açıdan, günümüz insanı sıkıntıdadır. Çağımızda sosyal iliÅŸkilerde yaÅŸanan gerilemeler, kısıtlılıklar ve yüzeysellikler depresyonun geliÅŸiminde önemli roller oynamaktadırlar. Bu olumsuzlukların ağına takılan depresif kiÅŸiler bu aÄŸdan kendilerini kurtaramazlar, ağın içinde debelenip dururlar.

Bazı zamanlar da kiÅŸiler, kendilerine ağır gelen kayıplar yaÅŸarlar. Bu kayıpların yasını tutamamak ya da bu kayıpların yasına gömülme, depresyona neden olabilir. Depresifler yaslarını tutamazlar ya da yaslarından çıkamazlar. ÖrneÄŸin 12 yaşında babasını kaybetmiÅŸ bir kız çocuÄŸu hem yası ile hem ergenliÄŸi ile baÅŸ edemeyebilir. Buna bir de annesinin yas tutamayışı ya da annesini üzeceÄŸini düÅŸünerek tüm üzüntülerini bastırmaya çalışma eklenirse bu kız büyüdüÄŸünde depresyon yaÅŸama açısından riskli olacaktır. Bazen ailenin bir üyesi öldüÄŸünde evde güçlü bir matem havası, yıllarca sürebilmektedir. Böyle bir evde büyüyen çocuklar depresyona kolaylıkla yakalanırlar.

Depresif kiÅŸiler yaptıkları fedakârlıkları yapılandıramazlar; ya çok fedakârlık yaparak kendilerini tüketirler, ya yaptıkları fedakârlıkları daha sonra aptalca bulurlar, ya da fedakârlıklarının karşılığını alamamaktan yakınırlar. Maddi ya da manevi bir ÅŸey alıp vermek onlar için zordur.

Bu kiÅŸiler; içlerindeki acımasız, eleÅŸtirel, karamsar iç sesi fazlaca dinlerler. Bu sesler yaptıklarını ve yaÅŸadıklarını deÄŸersizleÅŸtirir, aÅŸağılar, suçluluk hissettirirler, yaÅŸamdan keyif almalarını engeller. Böylelikle özgüvenleri beslenemez. Kendilerini sevilen ve iyi biri olarak algılayamazlar. En uç noktada yaÅŸamı yaÅŸamaya deÄŸer bulmazlar ve intihar ederler. İyi ve olumlu yorumlar yapan iç ses zayıf ve cılızdır.

Keyif alamadıkları ve enerjisiz oldukları için isteksizlik ortaya çıkar. Zamanla isteksizlik yüzünden yaÅŸamları sığlaşır ve yataktan çıkamaz hale gelirler. Keyif alamama ve enerjisizlik yaÅŸamla ilgili tüm motivasyonları etkiler.

Depresyondaki kiÅŸiler gevÅŸeyip rahatlama yetilerini kaybettikleri, yoÄŸun bir biçimde karamsarlaÅŸtıkları için gece uyku kaliteleri bozulur. Derin ve dinlendirici bir uyku uyuyamazlar. Sabah erken kalkma, gece uyanma ve karamsar düÅŸünceler yüzünden uyuyamama ÅŸikâyetleri olur. Uykusuzluk da yorgunluÄŸu ÅŸiddetlendirir.

Tüm bunlar depresif kiÅŸilere derin bir çaresizlik hissettirir. Bu çaresizliÄŸin içindeyken çareler göremezler, çaresizliklerini azaltacak çareler bulamazlar. Çare bulacaklarına, yaÅŸamın, yeni günün onlara çarelerle geleceÄŸine dair umutlar besleyemezler, umutsuzdurlar. Bakış açıları o kadar karamsardır ki bu karamsarlığın içinde hiçbir ışık, umut, çare, iyilik göremezler. Bu açıdan bir körlük yaÅŸamaktadırlar. Kötülükleri, olumsuz yanları görme açısından görme yetenekleri çok geliÅŸmiÅŸtir. Görülmemesi gereken ya da görülse de bir ÅŸey yapılamayacak olan olumsuzluklara odaklanırlar. Ne olursa olsun, kiminle, nerede olursa olsun eÄŸlenebilme, yaÅŸamdan keyif alabilme becerileri azalır. Böylelikle umutsuzluklarına umutsuzluk, karamsarlıklarına karamsarlık katarlar. Çevrelerine ve kendilerine olan ilgileri azalır.

Depresyonda kaybolan, depresif kiÅŸilerin zamanla yitirdikleri bir diÄŸer öge gülmek, ÅŸaka yapmak, neÅŸelenebilmek ve eÄŸlenebilmektir. Gülmek, ÅŸaka yapmak, birçok psikiyatrik hastalıkta insanın kaybolan bir özelliÄŸidir. Ama gülememek, ÅŸaka yapamamak, hafife almamak depresyondaki ana sorunlardandır. Gülerek bize ve çevremize kötü gelebilecek, kötü hissettirebilecek durumları hafifletiriz. AÅŸağılanmış hissedebileceÄŸimiz durumları gülerek aÅŸağılar, üstesinden geliriz. Böylelikle özgüvenimizi korur, yaÅŸadığımız durumun yarattığı öfkeyi boÅŸaltır, tüm bunlara ek olarak kötü bir duruma gülerek durumu keyif alabileceÄŸimiz bir hale getiririz. Gülerek ve ÅŸaka yaparak cinsellik ya da öfke yüklü dürtüler boÅŸalma yolu bulurlar.

 



Web Sitlerimiz: Antalya Terapi Psikiyatri | Antalya Cinsel Terapi | Neo Rezonans Antalya | Sevilay Zorlu