SOSYAL YAŞAMIN GELİŞİMİ
İnsan aile gibi bir topluluÄŸun içine doÄŸar. Kadın ve erkekten oluÅŸan iki kiÅŸilik bir topluluÄŸa üçüncü olarak çocuÄŸun eklenmesi ile iliÅŸkilerin idnamikleri deÄŸiÅŸir. Bir iliÅŸkinin içine doÄŸan çocuk, gelecekteki yaÅŸamında da iliÅŸkilerin içinde olmak ister ve böyle baÅŸlayıp giden süreç insanı sosyal bir canlı yapar. DoÄŸarken verilen aÄŸlama tepkisiyle ilÅŸki baÅŸlar. 7. aydan sonra ortaya çıkan sosyal gülme ile duygusal iletiÅŸimde yeni bir öge ortaya çıkar. Ardından kelimeler devreye girer ve bireyleÅŸme gittikçe artarken iletiÅŸimin kalitesi ve sosyalleÅŸme de güçlenir. Çocuk 3-4 yaÅŸlarına geldiÄŸinde hayır demeyi ve öfkesini kullanarak sosyal iliÅŸkilerine biçim vermeye baÅŸlar. ÇocuÄŸun biliÅŸsel yetileri geliÅŸtikçe ailesel, cinsel, dini, etnik ve ulusal kimlikle ilgileri bilgileri ve yargıları artar. Çocuk için bu yargılar iki taraflıdır: iyi ve kötü. Çocuk bu ikiliÄŸi kullanarak kendi topluluÄŸunu iyiler olarak algılar ve hep kendi topluluÄŸunun içinde kalmayı sürdürür. Yani kendi ailesi en iyi, diÄŸer aileler kötü; kendi cinsiyeti en iyi, diÄŸer cinsiyettekiler kötü; kendi dinindekiler melek, diÄŸer dindekiler ÅŸeytan gibi. Bu yargı depoları ergenlikte ve sosyal yaÅŸamın zenginleÅŸmesi ile normalleÅŸir ama kiÅŸinin ait olduÄŸu grubun iyiliÄŸi hep ön planda kalır.
GÜVEN, TANINMA, SAHİPLENME
İnsan topluluklarının, bir topluluÄŸa ait olmanın birçok yönü vardır. İnsana güven verir, kiÅŸi kendini güçlü hisseder. Bir topluluÄŸa üye olmak insanın yalnızlık, güçsüzlük ve çaresizlik duygularını sakinleÅŸtirir. Bir topluluÄŸa girmek, orada tanınmak ait olunma ve sahip çıkılma duygularını ortaya çıkarır. Bu duygular kiÅŸinin kendini güvende hissetmesi, rahat olabilmesi için gereklidir. Ailede sevgi ve ÅŸefkatle karşılanan bebek, bu toplulukta ne kadar tanınıt ve benimsenirse temel güven duygusu o kadar iyi olacaktır. Yeni doÄŸan bireyi devlet ve büyük topluluk da tanır, ona, adını, ailesini, özelliklerini, yerini belirleyen bir kimlik verir. Daha sonra topluluk içindeki etkileÅŸimler kiÅŸinin kimliÄŸinin farklı yönlerini olgunlaÅŸtırır.
KiÅŸi ailesine biyolojik olarak baÄŸlanır, anne-babası da kendi anne-babasına. KiÅŸi, geniÅŸleyen iliÅŸkiler ağı ile yerel, dini ve ulusal topluluÄŸa baÄŸlanır. Çekirdek ailesinde, en yakınındaki birinci derecedeki akrabaları ile baÄŸlarında sorun olanlar, çatışmalı ailelerde unutulan çocuklar, sahiplenilmedikleri için baÅŸka ailelere, akrabalara verilen çocuklar, baÄŸ kurma konusunda sorunlar yaÅŸarlar. Daha temelde annesi ve babası ile baÄŸ kuramayan çocuklar, gelecekte baÅŸka kiÅŸiler ve topluluklarla da rahat, samimi ve içtenlikli ilÅŸkiler kurmakta zorlanırlar, kendilerini hep yük gibi görürler.
KİŞİNİN KENDİNİ TANIMLAMASI VE KENDİSİ İLE İLGİLİ İMGESİ
KiÅŸi kendisini ya da grupları ve grupların bireylerini iliÅŸki içinde tanır. KiÅŸinin kendisini tanıması durumlar içinde yaptığı gözlemlere, çevresindeki kiÅŸinin kendisi ile ilgili gözlemlerine, özellikle yekın iliÅŸkilerindeki kiÅŸilerin aktardığı veriler aracılığı ile olur. İlk planda bebek kendisini annesinin aktardıkları aracılığı ile tanımlar. Aile içinde güzel, yakışıklı, akıllı, yetenekli, biricik olduÄŸu hissettirilen çocuk bu duygu üzerinden kendini tanımlar ve ilk adımlarını buradan aldığı güçle atar.
KiÅŸilerle iliÅŸki içindeki insan bu iliÅŸkiler içinde anılar depolar. ÖrneÄŸin babası ile iliÅŸkisindeki anıları baba-çocuk iliÅŸkisi deposunda biriktirir ve tüm bunların toplamından bir babanın çocuÄŸu tasarımı oluÅŸturur. Bu tasarıma baÅŸka babaların çocukları ile ilgili iliÅŸkilerinden edindiÄŸi bilgileri de ekler. Yani yeni bilgiler ve tanıklıklar ile öÄŸrenim ve geliÅŸim süreci devam eder. KiÅŸi burada edindiÄŸi bilgileri baba olduÄŸunda da kullanabilir. KiÅŸi yaÅŸamda yere, zamana ve yanındaki kiÅŸilerin kim olduÄŸuna göre lendisini farklı biçimlerde tanımlar. KiÅŸinin yanında kardeÅŸi varsa kardeÅŸ, annesinin yanında çocuk, iÅŸyerinde çalışan, arkadaÅŸlarının yanında arkadaÅŸ olur. Ergenlik çağında bu rolleri pekiÅŸtirir, gençlikle birlikte olgunlaÅŸtırmaya baÅŸlar. Tüm üzerindeki rollerin, kimliklerin toplamından bir sentez oluÅŸur. Sonuçta kiÅŸi ne zaman, nerede, kiminle olursa olsun içinde aynılık duygusu taşır, çevresindekilerde o kiÅŸi farklı davranışlarda bulunsa da onun aynı kiÅŸi olduÄŸunu unutmazlar.
TOPLULUK ÇEŞİTLERİ
Bazı topluluklar amaçsız, bazıları amaçlıdır. Bazıları uzun süreli, bazıları kısa sürelidir. ÖrneÄŸin ilkokuldaki bir öÄŸrenci topluluÄŸu birkaç yılla sınırlıyken mesleki bir topluluÄŸa üyelik ölene kadar devam eder. Bazı topluluklar kalıcıdır içinden çıkılamaz. ÖrneÄŸin etnik kimlik deÄŸiÅŸtirilemez. OluÅŸturulan toplulukları bir araya getiren en az bir özellik vardır: ortak amaç, ortak dil, ortak acı, gibi... İnsanlar bir topluluk oluÅŸturduktan sonra bu topluluk içinde etkileÅŸimler ortaya çıkar. Bazen baÅŸka topluluklarla iliÅŸki kurmak ve etkileÅŸime geçmek için topluluklar oluÅŸturulur. Futbol takımı böyle bir gruptur, diÄŸer takımlarla oynayabilmek için oluÅŸturulur. Bir topluluÄŸun birden çok amacı olabilir. TopluluÄŸun üstlendiÄŸi iÅŸlevlerin bazıları açık, bazıları örtüktür. Bazen toplulukların varlığı ancak tehdit edildiÄŸinde ya da belirli zamanlarda ortaya çıkar. Bir arada barış içinde yaÅŸayan etnik topluluklar birbirlerini tehdit olarak algılamaya baÅŸlarlarsa etnik kimliklerine daha güçlü bir biçimde sarılırlar ve kimliklerinin özelliklerini daha ön plana çıkarırlar.
DİĞERLERİNİ TANIMA VE ÖTEKİLERİN İMGELERİ
KiÅŸinin diÄŸerlerini tanıması, benzerlikler ve zıtlıklar üzerinde olur. Benzerler birbirlerini hızlı bir biçimde tanırlar ve yakınlaşırlar. Bu tanımanın büyük bir kısmı bilinçdığı bir biçimde geliÅŸir. Bazen bir bilginin, ortak özelliÄŸin, aynı ÅŸehirden, mahalleden olmak gibi, öÄŸrenilmesi bu yakınlaÅŸmayı hızlandırır. KiÅŸi tanıştığı bireyi zihninde bir yere koymak için tanımlar. Bu tanımlama da bizimkiler, ötekiler ve bir duygu yükü taşımayanlar grupları ve bunların alt grupları vardır. Benzerlikleri olanlar, yakın gözükenler, olumlu duygular taşıyanlar bizimkiler genel grubunu; zıtlıkları olanlar, uzak gözükenler, olumsuz duygular taşıyanlar ötekiler genel grubunu oluÅŸturur. Ötekiler grubu kiÅŸinin kendisini tanımlaması için önemlidir. Kızlar-erkekler, müslümanlar-hristiyanlar, Türkler-Yunanlar gibi zıt olan ya da zıtmış gibi gözüken gruplar kiÅŸinin kendisini, karşısındakileri ve aralarındaki iliÅŸkileri tanımasında önemlidir. Bu önyargılar bireylerin gruplaÅŸmasını saÄŸlar. Bu gruplaÅŸmalar sayesinde davranışlar ve iliÅŸkiler belirli kalıplar kazanır. Bu kalıplar geliÅŸme sırasında gereklidir. Normal bir geliÅŸim sonucunda bu kimlikler sindirilir ve abartılı, marjinal yönlerini kaybederler. Kendilerini tanımlamakta, aynılık duygusunu sürdürmekte zorluk çekenler, sahiplenilme duygusunda eksiklik hissedenler, deÄŸerliliklerini bireysel olarak hissedemeyenler bir gruba ait olma, bir grubu savunma konusunda daha güçlü bir motivasyona sahiptirler. Bir gruba, topluluÄŸa ait olma ve bu topluluk üzerinden kendini tanımlama doÄŸudaki toplumlarda daha sıktır.
HAFIZA, AYRIM YAPMA, BÜTÜNLEÅžTİRME
KiÅŸileri, grupları, iliÅŸkileri tanımlayabilmek için anıları toplayabilme, sınıflandırabilme ve tanımlayabilme yetisi gerekmektedir. Anıların, gerçeÄŸe yakın bir biçimde depolanabilmesi için; iç ve dış dünya arasındaki, farklı zamanlar, farklı kiÅŸiler ve farklı iliÅŸkiler arasındaki ayırımların yapılabilmesi, benzerliklerin ve zıtlıkların ayırdına varabilmesi gerekir.
Neo Rezonans hakkında detaylı bilgi için
Neo Rezonans Antalya
sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Copyright © 2015 Antalya Terapi Psikiyatri. Web Programlama - Maxantalya