“Sadece bir kaç saniye için gözlerinizi kapatın ve bir odaya girdiÄŸinizi ve orada bazı arkadaÅŸlarınızı ve iÅŸ arkadaÅŸlarınızı gördüÄŸünüzü düÅŸünün.Birden yere doÄŸru bakıyorsunuz ve üzerinizde hiçbir giysinin olmadığının farkına varıyorsunuz”.
Sosyal fobisi olan kiÅŸilerin bir toplumsal durumla karşılaÅŸtıklarında neler hissettiklerini bu senaryo çok iyi anlatmaktadır. “Büyük bir utanç duyarsınız, odadan kaçıp gitmek istersiniz, sanki ölecekmiÅŸ gibi olduÄŸunuzu hissederseniz, hiç kimseyi yeniden görmek istemezseniz”.
Bireyin baÅŸkaları tarafından yargılanabileceÄŸi kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı konusunda belirgin ve sürekli korkusunun olduÄŸu bir kaygı bozukluÄŸudur.
KiÅŸiler baÅŸkalarıyla etkileÅŸimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi baÅŸkalarının yanında yerine getirmeleri gereken durumlardan korkarlar ve bunlardan olabildiÄŸince kaçınmaya çalışırlar.
BaÅŸkalarının kendileriyle ilgili olarak anksiyeteli, yetersiz, alık, bön, budala, zayıf, sersem, ÅŸaÅŸkın, kaçık ya da aptal gibi yargılarda bulunacağını düÅŸünürler.
Ellerinin ya da seslerinin titrediÄŸinin farkına varacaklarıyla ilgili kaygılarından ötürü toplum önünde konuÅŸmaktan korkabilirler ya da düzgün bir biçimde konuÅŸamıyor gibi görünmekten korktukları için baÅŸkalarıyla karşılıklı konuÅŸurken aşırı kaygı duyabilirler. Utanç duyacaklarından korktukları için baÅŸkalarının yanında yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler.
Sosyal fobisi olan insanlar eleÅŸtirilmeye, olumsuz deÄŸerlendirilmeye ya da karşı çıkılmaya aşırı duyarlıdırlar; kendilerini doÄŸru ortaya koymakta güçlük çekerler.
SOSYAL FOBİNİN TİPLERİ VAR MIDIR?
Sosyal fobi iki ÅŸekilde görülür:
-YAYGIN ; korkular bir çok toplumsal durumları kapsıyorsa
-YAYGIN OLMAYAN ; bazı durumları kapsıyorsa (karşı cinsle çıkmak, konuÅŸmayı baÅŸlatmak ve sürdürmek, üstleriyle konuÅŸmak, eÄŸlenmek amacıyla düzenlenen toplantılara katılmak, baÅŸkalarının önünde imza atmak, yemek yemek, …)
NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?
En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. YaÅŸam boyu görülme oranı % 3-13 arasındadır.
Toplum örneklemilerde kadınlarda, klinik örneklemlerde erkeklerde biraz daha fazla görülmektedir.
Türkiye’de üniversite öÄŸrencilerinde yapılan araÅŸtırmada %24’ünde bu hastalığın olduÄŸu saptanmıştır.
SOSYAL FOBİ HANGİ YAŞLARDA BAŞLAR?
Genellikle ergenlik yıllarının ortalarında, daha çok çocukluÄŸunda utangaç olduÄŸu bilinen gençlerde baÅŸlar. Küçük çocuklarda baÅŸladığı da olur.
Zorlanılan ya da küçük düÅŸürücü bir yaÅŸantıdan sonra birden baÅŸlayabileceÄŸi gibi , sessizce baÅŸlayıp yavaÅŸ yavaÅŸ geliÅŸebilir. ÇoÄŸu kez süreklilik gösterir. EriÅŸkinlik döneminde bir ölçüde yatışabilir. YaÅŸam olaylarına gore dalgalanmalar gösterebilir.
KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?
Maddi durumu ve sosyal konumu kısıtlı, hiç evlenmemiÅŸ, iÅŸsiz ve eÄŸitim düzeyi yüksek olmayanlarda sık görülmekle birlikte, hastalığın erken dönemlerinde toplum içine yeterince çıkmama da risk etmenleri arasındadır.
Kalıtımdan daha çok, çocuk yetiÅŸtirme tarzı, ailenin baÅŸkalarıyla yeterince görüÅŸmemesi ve ebeveyn modeli önemlidir. Çocukluk çağından itibaren aşırı çekingen olan kiÅŸilerde geliÅŸme riski daha yüksektir
SOSYAL FOBI MI ÇEKINGENLIK MI?
Toplulukta konuÅŸma, sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme gibi konularda çekingenlik sık görülen bir durumdur. Bunların büyük bir kısmı hastalık kapsamında deÄŸildir. Hatta bir iÅŸe baÅŸlamadan önce “yapamazsam rezil olur muyum?” düÅŸüncesi kiÅŸiyi motive eder ve daha iyi hazırlanmasına yardımcı olur. Sözlüye hiç çalışmamış bir öÄŸrencinin sınıfta adının çaÄŸrılmasından korkması doÄŸaldır.
Sosyal fobi demek için ise kiÅŸide korkunun yanı sıra kaçınma davranışlarının olması gerekmektedir. Ya da kiÅŸi kaçmıyorsa, bu duruma katlanmaya kendisini zorluyorsa; büyük bir sıkıntı yaÅŸar. KiÅŸi korkularının aşırı ya da anlamsız olduÄŸunu bilir.
SOSYAL FOBININ BELIRTILERI NELERDIR?
Korkulan durumla karşılaşıldığında bedensel belirtiler ortaya çıkar.
Bu sırada aklından geçen düÅŸünceler “GÜÇSÜZÜM, YETERSIZIM, ÇIRKINIM, BEÄžENILMIYORUM, SEVILMEYE LAYIK DEÄžILIM, HATA YAPMAMALIYIM, MÜKEMMEL OLMALIYIM, KAYGILI OLDUÄžUMU BELLI ETMEMELIYIM, RAHAT DAVRANMALIYIM, KUSURSUZ GÖRÜNMELIYIM, HERKESIN BEÄžENISINI KAZANMALIYIM” ÅŸeklindedir. Bu düÅŸünceler sonrasında oluÅŸan kaçınma belirtileri ise korkulan ortama girmeme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz ÅŸeyler düÅŸünme ÅŸeklinde olabilir.
LIEBOWITZ SOSYAL FOBI ÖLÇEÄžI’NDE BELIRLENEN SOSYAL DURUMLAR :
NEDENLERİ?
Kalıtsal geçiÅŸin rolü çok güçlü olmasa da vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kiÅŸilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir.
En önemli etmenlerden biri beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduÄŸudur, özellikle serotonin adı verilen bu kimyasal maddenin beyindeki oranının normalden az olduÄŸu veya iletimde aksaklıklar bulunduÄŸu ileri sürülmüÅŸtür.
Ayrıca zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan sosyal fobi bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaÅŸantı ile koÅŸullanarak yerleÅŸmiÅŸ olabilir. ÖrneÄŸin öÄŸrenci sınıfta ders anlatırken bir hata yapmış ve arkadaÅŸları ona gülmüÅŸtür. O da küçük düÅŸtüÄŸünü, rezil olduÄŸunu düÅŸündüÄŸü için utanç hissine kapılmış ve bedensel belirtiler göstermiÅŸtir. Bir dahaki sefere ders anlatmak için yine tahtaya çıktığında önceki deneyimi olumsuz beklentilere yol açacak, bulunduÄŸu ortam duygularını tetikleyecek ve belirtiler ortaya çıkacaktır.
Çocuk yetiÅŸtirme biçimi de hastalığın oluÅŸmasında önemli etmendir. Genelde aşırı koruyucu, ya da red edici, duygusal sıcaklıktan yoksun, katı anne babalar olabilir. Bazen çocuktan yüksek beklentileri olduÄŸunda bunlara ulaşılamayınca çocuk cezalandırılabilir, böylece baÅŸarısızlık korkusu geliÅŸebilir.
Tanıdık olmayan ortamlara, insanlara ve nesnelere aşırı korku duyma olarak tanımlanan davranışsal ketlenmenin, sosyal fobi geliÅŸiminde öncül belirti olduÄŸu söylenmiÅŸtir.
SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR ?
Tedavisi olan bir hastalıktır. Her ÅŸeyden önce gerçekçi beklentiler içinde olmak gerekir. Beraberinde diÄŸer psikiyatrik hastalıkların olması, baÅŸlangıç yaşının erken olması, kiÅŸinin tedavi isteÄŸi gibi bir çok etken tedavinin baÅŸarısını etkilemektedir.
İlaç tedavisi ve psikoterapi uygulanır. Hastanın durumuna göre bazen tek başına psikoterapi, bazen ilaç tedavisi uygulansa da genelde her ikisinin beraber uygulanmasında baÅŸarı daha yüksektir. İlaç tedavisinde özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar seçilir.
Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baÅŸ aÄŸrısı, uyku bozukluÄŸu, midede huzursuzluk gibi geçici yan etkiler oluÅŸabileceÄŸi, zamanla bu belirtilere vücudun alışabileceÄŸi hastaya bildirilir. Bu ilaçlar bağımlılık yapmaz, kalıcı hasar veren yan etkileri yoktur. İlaç etkisinin ortaya çıkması için iki-üç hafta kadar beklemek gerekir. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 4 hafta süre geçmelidir. Tedavi süresi,ortalama 6-12aydır.
PSİKOTERAPİ ETKİLİ Mİ?
Sosyal fobide en sık uygulanan terapi ÅŸekli KOGNİTİF (BILIÅžSEL) DAVRANIÅžÇI TERAPI’ dir. Ayrıca aile ve grup terapisi de uygulanabilir.
DAVRANIÅžÇI TERAPIDE; model olma, yakınmaların üstüne gitme, belirtileri daha net algılayabilmesi için rol oynama, gevÅŸeme eÄŸitimi, sosyal beceri eÄŸitimi gibi her hastada farklı uygulanabilecek yöntemler vardır.
BILIÅžSEL TERAPIDE; kaygı duyguları ve bu kaygıya karşı oluÅŸan bedensel tepkileri tanıma, kaygı doÄŸuran durumlardaki düÅŸüncelerin ne olduÄŸunu anlama, bunlara karşı baÅŸa çıkma stratejileri geliÅŸtirme gibi aÅŸamalar vardır.
İnsanlar belirli bir durumda ne olabileceÄŸine iliÅŸkin, neyi yapıp, neyi yapamayacaklarına iliÅŸkin ve baÅŸkalarının onlar hakkında ne düÅŸündüÄŸüne iliÅŸkin doÄŸru olmayan öngörülerde bulundukları zaman kaygılı düÅŸüncelere kapılırlar.
SOSYAL FOBİDE EN YAYGIN DÜÅžÜNME BİÇİMLERİ
OLASILIÄžI ABARTMA
DÜÅžÜNCELERİ OKUMA
KİŞİSELLEŞTİRME
“-MELİ, -MALI “ YARGILARI
KORKUNÇLAÅžTIRMA
“YA HEP YA Hİǔ BİÇİMİNDE DÜÅžÜNME
ALGIDA SEÇİCİLİK
NE YAPMALIYIM?
Her ÅŸeyden önce sosyal fobinin bir hastalık olduÄŸunun kabul edilmesi gerekmektedir. Çekingen kiÅŸilik bozukluÄŸu ile birlikte sık görülmesi, toplum tarafından bu özelliklerin genellikle efendilik olarak kabul edilmesi kiÅŸileri tedavi arayışından alıkoymaktadır.
Oysa kaybettikleriniz neler? İyi bir iÅŸ, arkadaÅŸ, yakınlık kurmak, kendine güven ve bir çok ÅŸey , özel , iÅŸ ve sosyal hayatınız... Bunun için en yakın zamanda ve yakınınızda olan bir psikiyatristden yardım almaktan çekinmemelisiniz.
Uzm.Dr. Sevilay ZORLU
Psikiyatrist & Psikoterapist
www.antalyaterapipsikiyatri.com
Åžirinyalı Mh. İsmet GökÅŸen Cad.
1528 S. Åžahbaz Apt. K:2 D:5
Tel: 0 242 316 98 99
Neo Rezonans hakkında detaylı bilgi için
Neo Rezonans Antalya
sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Copyright © 2015 Antalya Terapi Psikiyatri. Web Programlama - Maxantalya