“Çocuklukta, babanın korumasından daha çok ihtiyaç duyulabilecek baÅŸka bir ÅŸey olabileceÄŸini zannetmiyorum.”
S. Freud (1930)
Babanın ÇocuÄŸun Hayatındaki Yeri ve İyi Baba
Babanın, insan psikolojisindeki önemi üzerine yapılan araÅŸtırmalar biraz geri planda kalmış, son yıllarda önemini hissettirmeye baÅŸlamıştır. Baba, 30-40 yıl öncesine kadar çocuklarıyla iliÅŸkisinde daha otoriterken ve uzaktayken, daha çok eve para getiren, evi koruyan bir konumdayken günümüzde ailedeki yeri anne-çocuk ikilisine daha yaklaÅŸmış ve iliÅŸkilerde daha demokratik bir düzey kazanmıştır. Günümüzdeki sosyal deÄŸiÅŸiklikler, çekirdek ailelerin artması, annenin çalışması veya uzun yıllar eÄŸitim alması, babanın çocuk bakıcılığına katılmak zorunda kalması, babanın gebelik, doÄŸum ve doÄŸum sonrası dönemde annenin daha yakınında olabilmesi, kadınların daha özgür bir yaÅŸamı arzulaması, iliÅŸkilerin insan psikolojisindeki yerinin daha yakından araÅŸtırılmaya baÅŸlanması babanın ailedeki konumu üzerinde daha çok durulmasına yol açmıştır.
AraÅŸtırmacılar babanın rolünü inceledikçe onun yaÅŸam boyunca sürdürdüÄŸü; koruyucu, kapsayıcı, destekleyici, mücadeleci, baÅŸlatıcı, kural koyucu, akıl danışılan ve örnek oluÅŸturan yönlerini daha iyi anlamışlardır. Bunun yanında babanın ihmalkârlığının, etkin olmamasının veya yokluÄŸunun her kültürde çocuÄŸun bireysel, sosyal ve aile içi yaÅŸantısında derin yaralar açtığını görmüÅŸlerdir.
İyi bir baba olması için iyi bir anneye, iyi annelik yapılabilmesi için iyi bir babaya ihtiyaç vardır. Dengeli bir ailede eÅŸler arasındaki iÅŸbirliÄŸi gebelik öncesinde baÅŸlar, gebelikte, doÄŸumda ve doÄŸum sonrasında sürer. Anne-bebek iliÅŸkisi yaÅŸamın ilk yıllarında daha merkezde olduÄŸundan ve bebek çevresini tanırken annesine baÅŸvurduÄŸundan, annenin kocasına karşı tutumları çocuÄŸun kafasındaki baba hayalinin ÅŸekillenmesinde çok önemlidir. Annenin kocasına karşı tutumlarının temelinde annenin kendi babasıyla kurduÄŸu iliÅŸki yatar. ÇocuÄŸun ruh saÄŸlığının iyi geliÅŸebilmesi için anne ve babanın arasındaki iliÅŸkinin güzel olması gerekir. Çünkü çocuk, anne ve babasıyla özdeÅŸim kurarken aralarındaki iliÅŸkiyi de içine sindirir. ÇocuÄŸun zihnindeki baba, gerçek babanın, çocuÄŸun hayalindeki babanın, gelenek ve göreneklerdeki babanın ve toplumsal yaÅŸamdaki baba rolünün bir karışımıdır. ÇocuÄŸun zihninde canlandırdığı baba, yaÅŸamın her evresinde deÄŸiÅŸir ve geliÅŸir.
Baba Olmak
Baba, çocuk doÄŸmadan önce anneye destek olurken, doÄŸduktan sonra da anne-bebek iliÅŸkisinin iyi olabilmesi için elinden geleni yapar, koruyucu ve destekleyici yönü ön plandadır. İlk dönemde anne kendisini bebeÄŸine adar ve psikolojik açıdan desteÄŸe çok ihtiyaç duyar. Babanın görevlerini aksatması durumunda anne çabuk tükenir, üzüntü ve kaygı yaÅŸamaya çok yatkındır. Birden fazla çocuk varsa annedeki tükenme ve psikolojik sorunlar daha çabuk ve sık geliÅŸir. Bebek, annenin ve babanın yarattığı güven ortamında ilk aylardan itibaren temel güven duygusunu kazanır. Ancak sevgi alan bir bebek ileride kendisini sevebilir. Baba, güvenin ve emniyette hissetmenin kaynağıdır. Bu sıralarda anne, bebeÄŸini kendisinin bir parçası gibi algılarken, baba baÅŸtan itibaren bebeÄŸi baÅŸka biri olarak algılar.
Bebek 2 yaşına yaklaşırken anneden ayrılmaya ve çevresindeki dünyayı araÅŸtırmaya baÅŸlar. 3-3.5 yaÅŸlarında yeniden bir anneye yaklaÅŸma-anneden ayrılma krizi yaÅŸanır. Baba bu ayrılma dönemlerinde önemli rol oynar, bu dönemlerin daha rahat yaÅŸanmasını saÄŸlar, döneme hız katar, aile ortamındaki gerginliÄŸi azaltır. Annesinden ayrılırken kaygı yaÅŸayan çocuk, babasıyla kurduÄŸu iliÅŸki sayesinde bu kaygının üstesinden gelir. Baba, çocuÄŸun özerklik duygusunun geliÅŸmesinde etkilidir. Erkek çocuk babasını örnek alarak kendi isteÄŸiyle etkinlikleri baÅŸlatabilme ve bunları sürdürme yetisini kazanır.
Baba, anne çocuk ikilisinde üçüncü kiÅŸi olarak yerini aldığında artık çocuk sosyal yaÅŸama hazırdır. Annenin dışında bir baÅŸkasını, yani babasını zihninde canlandırabilen çocukta sembol oluÅŸturabilme yetisi geliÅŸir. Bu dönem insan psikolojisindeki en kritik dönemeçlerdendir.
3-3.5 yaşında kuralları ve sosyal yaÅŸamı öÄŸrenmeye baÅŸlayan çocuk, babasının gücüne ve kural koyucu niteliklerine sığınır. Çocuk uyum saÄŸlarken sıkıntı yaÅŸasa da, zorlansa da baba duruÅŸunu koruyabilir ve sevgisini hissettirirse çocuk bu yaÅŸadıklar sayesinde kendi denetimini saÄŸlamaya baÅŸlar. Aynı dönemde çocuk; öfke, sevinç gibi yoÄŸun duygular yaÅŸar, hareketliliÄŸi artar. Babanın yukarıdaki yaklaşımları duyguların ve motor hareketlerin denetiminde önemlidir. Bu sırada anne-çocuk iliÅŸkisinde yaÅŸanan gerilimleri azaltmada babaya çok iÅŸ düÅŸer. Anne “kötü” olduÄŸunda babanın varlığı, baba “kötü” olduÄŸunda annenin varlığı çocuÄŸu rahatlatır. Baba, öfkeyi kontrol etmede ve uygun biçimde ifade etmede bir örnek olur. Baba, oÄŸluna yıkıcı olmadan nasıl güçlü bir erkek olunacağını öÄŸretir.
Kuralları öÄŸrenmenin en tipik örneÄŸi tuvalet eÄŸitimidir. Tuvalet eÄŸitiminde baba, kural koruyucu özelliÄŸiyle annenin yanında yer alır, anneyi destekler. Baba, bu dönemden sonra kural koyucu rolünü cinsel yaÅŸam için de hissettirecektir. Erkek çocuk babasından nasıl bir erkek gibi iÅŸendiÄŸini, nasıl tıraÅŸ olunduÄŸunu ve banyo yapıldığını öÄŸrenir. Bu dönemde erkek ve kız arasındaki cinsiyet farkı iyice belirginleÅŸir. Erkek çocuk pipisinin farkına varır. Baba, oÄŸluna penisiyle nasıl erkek olduÄŸunun yanında erkek olmanın farklı yönlerini de öÄŸreterek erkek cinselliÄŸine derinlik katar.
Annesine âşık olan erkek çocuk için veya babasına âşık olan kız çocuk için baba, aile içinde yaÅŸanan cinselliÄŸin düzeyini ve ÅŸeklini belirler. 4-5 yaÅŸlarındaki erkek çocuk, annenin bebeÄŸi olmaktan çıkıp onun sevgilisi olur. Artık babayı bir rakip olarak görmektedir. Burada yaÅŸanan çocuksu cinsellikten ÅŸiddetle kaçınıp bastırmak veya çocuÄŸu gerçek bir sevgili/rakip gibi görmek çocuÄŸun gelecekteki cinsel yaÅŸamını olumsuz etkiler. Babanın çok ezici bir rakip olarak görülmesi; onun sevgisinden mahrum kalmaktan, cezalandırılmaktan ve aÅŸağılanmaktan korkmaya yol açar. Babanın kendisini yenerek zarar vereceÄŸinden korkan erkek çocuk, yine babasının yardımıyla, bu kaygısını oyun, spor gibi baÅŸka etkinliklerle aÅŸmaya çalışır. Baba, oÄŸluna karşı öfke ve nefret duyabilir ama bunu belli sınırlar içinde kalarak yapar. Bu sırada bile oÄŸlunu sevdiÄŸini hissettirmelidir. Bu dönemi saÄŸlıklı bir biçimde aÅŸan çocukta, vicdan ve babayla saÄŸlıklı özdeÅŸim geliÅŸir. Artık öfkesine tahammül edebilir, aynı kiÅŸiye karşı sevgi ve nefret duyabilir.
Neo Rezonans hakkında detaylı bilgi için
Neo Rezonans Antalya
sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Copyright © 2015 Antalya Terapi Psikiyatri. Web Programlama - Maxantalya